Gökkuşağını Yakalamaya Çalışmak

Günlük hayatımızda renk seçimleri bize sıradan kararlar gibi görünür. Uzmanlar renklerin üzerimizde yarattığı etkinin tahminlerimizden de öte olduğunu söylemektedirler. Renklerin uyumundan bahsederken siyah ve beyazı zıt renkler olarak düşünürüz. Aslında; siyah, beyaz ve gri renkler nötr renklerdir. Diğer renklere tamamlayıcı renkler olarak kullanılır. Beyaz ferah bir duygusallık oluştururken, siyahla sakin ve ciddiyet girer hayatımıza.

İnsanlarda; cinsiyet, ırk, dil, din gibi birçok özelliğimiz ile de değişik renklerden oluşan bir gökkuşağı zenginliğindedir.

İnsanlık var olduğundan itibaren yönetmek ve yönetilmek adına nice çaba ve değişimler yaşıyor.

Yönetimsel başarı için, renklerde olduğu gibi tamamlayıcı unsurlar devreye girmiştir. Bu amaç için nice düşünürler, bilginler, siyasetçiler yeni fikirler için uğraş vermişler. Bu uğurda verilen canlara nice destanlarda, türkülerde yer verilmiştir. Günümüzdeki değişim, eğitim, teknoloji ve bilimsel alandaki gelişmelere rağmen bizi temsil edebilecek “renklerin” peşinden sürekli koşuyoruz. Bu koşu hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

“Yönetmek ve Yönetilmek” ten günümüzde “yönetişim” adında yeni bir yolculuk başladı. Yönetimi henüz hayatımıza uygulayamamışken bir de başımıza “Yönetişim” nereden çıktı diyebilirsiniz. Yönetişim; kuruluşlarda birlikte ve ortaklaşa yönetim diye ifade edilirken resmi ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanılmasıdır. (www.tdk.gov.tr/sozluk). Geçmişte Ahiliği, dünün Toplam Kalite Yönetimi ve bugünün ISO standartları bu koşunun en güzel örnekleri olarak söyleyebiliriz.

2017 yılında Çalışma Yaşamımıza Bir Damla Su adlı kitabımı yazmıştır. Bu kitabın devamı olarak yönetim sistemlerini ele almak istedim. Bu da hayatımızı her yönden etkileyen “birlikte yönetme-kaliteli yaşam” konusu oldu. Taslak çalışmasına başladığımda; “yönetişim” in aile, kamu ile özel kurum ve işletmelerdeki uygulamaları, siyasetçi, yönetici, halk, öğrencilerin vb. beklentilerini incelemeye çalıştım. Bunları bir araya getirebilmenin çok ciddi bir uğraş olacağının farkındaydım. Hele kitabın omurgasını oluşturacak olan atalarımızdan bize miras kalan Ahiliği de incelemeye çalıştığımda bunun günümüz standartlarının temeli olduğunun farkına vardım.

Bu çalışmaya başlarken önemli engellerle karşı karşıya kalacağımı fark ettim. Yönetişim sürecini tek başına anlatma çabası içine girdiğimde bu çabanın yetersiz kalacağını gördüm. Bu eksikliği biraz olsun iyileştirebilmek adına Ahilikle ilgili yaşanmışlıkları dinlemek, yazılı ve görsel kaynakları inceledim. Yönetişim konusunda önemli araştırmalar yapmış, görüşlerine saygı duyduğum değerli büyüklerimin ve dostlarımın tecrübelerini dinledim ve okudum. Bu düşünceleri sizlere ulaştırabilmenin bu zorlukların üstesinden gelmenin önemli bir adım olacağını düşündüm. Bu birliktelikten çıkacak sonucu ben de sizlerle birlikte merak ediyorum. Umarım ki düşüncelerimizi en doğru ve özgür bir şekilde kitap aracılığı ile sizlere aktarabilirim.

Fikirlerimizin ardında yatan düşüncelerimizi gözler önüne serdiğimde bu amacımızı anlayabileceğinizi umut ediyorum.

Her halükârda “birlikte yönetme” asırlardır tartışılan ve çözümünde çok zorlandığımız bir konu. Bu konunun önemi nedeniyle omuzlarıma yüklenen yükün altında ezilebileceğimi biliyorum. Buna rağmen düşünmekten asla vazgeçmeyeceğim. Bu çabayı günlük hayatımızın bir parçası haline getirmenin yanı sıra geleceğimizi emanet edeceklerimize bir borcum olduğunu düşünüyorum.

Kitapta yazdıklarımın aslında var olmadığını, bir uydurma, peşinden koştuğumu da düşünebilirsiniz. Hatta bir hayal ürünü olduğunu da. Okuduklarınızda işinize yaramayacak taraflar olduğunu düşüne bilirsiniz. Bu düşünceleri çöp kovasına atar, zamanınızı boşa harcamış olarak unutup gidebilirsiniz.

Yazdıklarım arasında bir parça doğrular da olacaktır. Doğruların peşinden gitmek ve işe yarayıp yaramayacağına karar vermek, onlarla birlikte yaşamak da sizlere kalmış.

Resimler