Çalışma Yaşamımıza Bir Damla Su

"Başarıyı değil, varoluş sebebimi kovalıyorum!" Çevremdeki insanların neredeyse tamamı ilk kitabımın beklediğimden az insana ulaşacağını düşünüyordu. Şimdi nedenlerini daha anlıyorum: Kitabın ilk kitabım olması, henüz "yazar kimliğimin" olmaması ve tanınmam, daha kapsamlı kişisel gelişim kitabı basılması vs vs.. Bu görüşte olanlara sadece gülümsedim ve gülümsemeyede devam ediyorum sadece.. Yaşamımın başka anlamı ve amacı var... "Paylaşmak ve Farkındalık" yaratabilmek. Niyetim Kitabımın çok satması değil; niyeti olan, dokunduğum insanlara ulaşması ve iyi gelmesini istiyordum.. Neden bunları paylaşıyorum? Varoluş nedeninizi bulabildiyseniz, içinizde bir ateş varsa, kendinizi ifade edebildiyseniz; cesaretinizin kırması pek mümkün olmuyor... Siz devam ediyorsunuz yolunuza inanarak... Başarıyı değil, varoluşunuzu kovalıyorsunuz.. Ve ayakta kalıyorsunuz 🙏 Şimdi bugün sizin içinde düşünme vakti.. Bizi kendimiz gibi hissettiren, başkalarının umursamadığı neler var yaşamımızda? Yoksa, ne zaman bunları belirleyeceksiniz? Yarın diyorsanız, sakın geç olmasın. Neden şimdi başlamıyorusunuz? Bu süreçte ve tüm yaşamım boyunca bana destek olan tüm dostlarıma teşekkür etmek istiyorum.

Çalışma Yaşamımıza Bir Damla Su

Ülkemizin diğer ülkelerle siyasi, ekonomik vb. alanlarda rekabet edebilmesinin önemli noktalarından birisi eğitim ve çalışma yaşamımızdaki başarısından geçmektedir. Bunun başarılabilmesi için birçok faktörün bir araya gelmesi gerekir. Başarıya ulaşabilmek, çalışma yaşamına yön veren devlet, işveren, sendika, çalışanların birlikte hareket etmesi ile sağlanacaktır.
Çalışanlarımız Almanya’daki işçiden 12 kat daha fazla ölümle niçin karşı karşıya kalıyor? Çalışan devir sayımız niye yüksek? Çalışanlarımız neden çok sık iş değiştirmek zorunda kalıyor? Bu olumsuzluklara karşın işverenlerimiz ve çalışanlarımızın iyi niyetlerinden kuşku duymak mümkün mü?
Günümüzde iş yaşamında kurallar sık sık değişiyor. Ama değişmeyen bir şey varsa o da “çalışanların” şirketler için hala en kıymetli varlıklar olması.
Danışmanlık ve denetçilik yaptığım şirketlerdeki yaşadığım deneyimler, Türkçe ve yabancı kaynaklardaki araştırmalar… Her biri kitabın tamamlayıcı birer parçası oldular. En önemli parçalar ise çalışanlarımızla ve işverenlerle olan samimi birlikteliğim. Kendilerine verdiğim katkıdan daha fazlasını onlardan alarak kitabıma aktardım.
Kitapta çalışma yaşamındaki sorunlara sadece kendi penceremden bakmadan, sürecin her parçasında mücadele eden, ter akıtan yönetici, çalışan, sendikacı, öğrenci ve öğretmenlerin zayıf ve güçlü yönlerimizle ilgili düşüncelerini sizlerle buluşturuyorum.
Farklı görüşlerin, tarafların birbirini anlayabildiği, iş kazalarından uzak, sağlıklı, huzurlu çalışma ortamına katkı sağlamak için çalışma yaşamımıza “Bir Damla Su” olabilmek dileğimle…

Resimler